Skip to content

?iir Sitesinden Mesaj

Loading...

Kişisel Şiir Siteme Hoşgeldiniz...

Hoş Vakit Geçirmeniz Dileğiyle..

Edebiyat Haberleri:

Default screen resolution  Wide screen resolution  Increase font size  Decrease font size  Default font size 

Login Form






Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Şair İbrahim Yüksel   
Çarşamba, 27 Eylül 2006


               

               -bir hayal alem içre bir nuveyda görünür

               hançer-i aşkında yar bir hoş eda görünür-

                                           

dağıtıp saçlarını aşk rüzgarında

gözlerime öyle bakma nuveyda

gece sonunda gün ağardığında

yüreğimi sensiz yakma nuveyda

 

bir yıldız kayarken gözbebeğinde

bir sevda şarkısı  hep yüreğinde

bir gece aşkıma gel dediğinde

hançeri sineme çakma nuveyda

 

denizler  kudurur bir gözyaşına

kainat sır verir aşk yoldaşına

aşkın deryasına sen tek başına

ırmak olup sakın akma nuveyda

 

gözler kamaştırıp aşkın ferinden

yüreğimi söküp alma yerinden

dünyayı durduran kirpiklerinden

bir damla yaş gibi  sarkma nuveyda

 

dehlizler karartır bir gün bağrını

hissedip yanarsın gönül ağrını

yaşamak istersen ilkbaharını

beni sensizlikten yıkma nuveyda

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Pazartesi, 09 Ekim 2006 )
 
Şair İbrahim Yüksel   
Pazartesi, 10 Aralık 2007

Gülün Aynalar

Uzaklardan sesler duyulduğunda
Yüze açılınca  bütün kapılar
Yer altında kurtlar uluduğunda
Bir sırlı  perdede kalınca agyar,
Yüzüme bir bakın, gülün  aynalar.

Zamanı gelince  beklenen anın
İster genç olayım ister ihtiyar
Devşirme hayatı biter insanın
Tek damla süzmesin gözlerinden yar,
Yüzüme bir bakın, gülün aynalar.

Duramaz kalıpta, can bu, sökülür
Kuşa sema gerek,  uçar,  kafes dar...
Gün gelir kabından deniz dökülür.
Bir gaz bulutuna dönünce  yıllar;
Yüzüme bir bakın, gülün aynalar.

Sonsuz aksinize bu sırla koşun
Yansıyan her yüzde derin efsun var
Ötelerde  canan ile buluşun
Mânanın ayracı bir incecik zar,
Yüzüme bir bakın, gülün aynalar.

Ömrünce beklenen sonunda  gelir
Kimine gül kokar kimine de har
Gölgem yere iner canım YÜKSEL'ir
O an gaflet ile etsem ahuzar,
Yüzüme bir bakın, gülün aynalar.     

 

 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Aralık 2007 )
 
Şair İbrahim Yüksel   
Çarşamba, 27 Eylül 2006

 

 

isa'nın meshederek dirilttiği ölüydüm

hekimin yaşamından  umudunu kestiği.

alacağım her nefes mucizeye kalınca,

musa asası gibi dokunur derin gözler

yüreğim, ortasından yarılan bahr-ı ahmer

secdeye alnı değer öyle bir an ramses'in

duyulunca gaipten kulağa dolan sesin.

yıldızlar arasında görünürken gözüme

tüm yıldızlardan parlak sabaha dek gözlerin…

isa'nın meshederek dirilttiği ölüydüm

 

süleyman'ın  dünyaya sığmaz saltanatında,

iskender'in hindistan seferinde aldığı

en değerli taşlardı parıldayan gözlerin.

bakışında gezinir aşkın yumuşaklığı

sıra sıra dizilir okçu gözkapakların

asil savunmasında  bir ilk çağ kalesinin

geride kahverengi sonu gelmez bir dehliz

mehtabın suya düşmüş aksi gibi… bir gece

karartılan sularda bir yakamoz gözlerin

süleyman'ın dünyaya sığmaz saltanatında,

iskender'in hindistan seferinde aldığı

en değerli taşlardı parıldayan gözlerin.

 

bir sevdalı gibiyim  tanrıların katından

sorgusuz sualsizce eziyetle kovulan,

göklerden yeryüzüne ateşi indirirken

kaf dağı’nın ardında zincirlere bağlanan,

zeus'un bitmez zulmü, hades'in cehennemi

yerin iki yüzünde  mitolojik tanrılar

eziyetinde yüzüp bakışlarına dalan,

aşk ateşi uğruna her bir zulme katlanan,

promete gibiydim… ateşim gözlerinde

mecusi rahibinin ateşli ayininde

iki kıvılcım gibi derinleşir gözlerin…

her gece ciğerleri bir kartala yem olan

bir sevdalı gibiyim tanrıların katından

sorgusuz sualsizce eziyetle kovulan.

 

alev halkalarında tutuşurken ibrahim

gözlerinin semada parıldayan aksine

dokunmak istedikçe suya değer ellerim

birkaç damla gözyaşı takılır ellerime

ateşinde yandığım, kül olduğum gözlerin

kimsenin bilmediği  bir benim keşfettiğim

en değerli parçası karun hazinesinin

ateşinde yandığım kül olduğum gözlerin…

                

Yorum yazınız (1 Yorum)