|
Şair İbrahim Yüksel
|
|
Çarşamba, 30 Nisan 2008 |
Yenik Yalnızlık
Hangi günün sonunda yorulsa adımlarım
Senin gamzelerine bir daha koşmak ister
Şafak sökene kadar sahili adımlarım
Karanlığın ardından bir kez yüzünü göster.
Yıldızlar yarim olur, yar! Senin yokluğunda
Toparlasam hepsini yüreğime işlesem
Yerini tutamazlar gecenin soğuğunda
Tesellisiz yokluğun sensizlik başka elem.
Dalgalar köpürdükçe sahilde zaman erir
Geçen her bir dakika hasretini büyütür
Yorgun düşen denize ışıklar iner bir bir
Yalnızlığa yenilen yüreğimi öğütür.
İbrahim YükselYorum yazınız (0 Yorum) |
|
|
Şair İbrahim Yüksel
|
|
Pazar, 09 Aralık 2007 |
Lacivert farkli bir ton mavisinde göklerin Geceye avuç açan karartilar üstünde En hazin şiiridir yildizsiz gecelerin Güneşlerin ardinda bazan kara pelerin Semalardan bir damla su gibi düştügünde Zaman ötesi bir renk altinda gölgelerin Bazan şen ve şakraktir bazan derin hüzünde Zaman zaman lacivert bütün fezadan derin Ve bir bulut sevdayla bulutu öptügünde Lacivert daha sicak lacivert daha serin Lacivert farkli bir ton mavisinde denizin Sonsuz ufuklar gibi sonu hedefler gider Ulaşilmayan ufka yönelen sesinizin Ulaştigi bir anda ütopyaya bir seher Sahilde birakirken izini gölgenizin Ruhunuzu başka bir düş alemine çeker Sesidir sessizlikte soluklanan yelkenin Lacivertte tükenir büsbütün zaman mekan Kanadinda şevk olur gerilen bir martinin Uçar iken bir gece sevdasina durmadan Kayiklarindan yoksun metruk kayikhanenin Üzerinden geçerken kuvvet verir sulardan En hazin aşiklari doguran meyhanenin Yanindan süzülürken hoş eder sevdalardan Lacivert kaybederken feryadini martinin Apayri bir haz sunar apayri duygulardan Izleri kulak burkan çigligin teranenin Izine iz sürene rihtimda kuytulardan Lacivert efsunuyla kendini gösterirken Haz duyan her gönülde binlerce dünya erir Mavilikler sevdali kalpleri estirirken Her yürekte bir şair yeni bir ruh belirir Mavera kapisini usulca aralarken Sunulur aşiklara maviden bir tas iksir Gecenin bu seyrinde kainat lacivertken Lacivert duygularla daha lacivertleşiYorum yazınız (0 Yorum) |
|
|
Şair İbrahim Yüksel
|
|
Pazar, 10 Haziran 2007 |
|
gökyüzünü sersem yollarına akşam güneşini eritsem gözbebeğinde ateşimde okyanusları damıtıp bir kadehte sunsam sana yıldızları yerlerinden sökerek birer birer saçlarını bağlasam yörüngelerinde dağıttığımız samanyolunu gözlerinde toparlasam hilalin bir gökteki aksini bir de sudakini birleştirip parmağına taksam geceden sabaha kadar bir sana bir de geceye söylenecek kutusu bile açılmamış hediyelik mısralar olsa dağarcığımda Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 10 Haziran 2007 )
|
|
|
Şair İbrahim Yüksel
|
|
Çarşamba, 27 Eylül 2006 |
-Bir Gece Sohbeti'ne- gece saatinde parıldar gözler bir yıldızın gölgesine takılır bir kapanır bir açılır gökler yeryüzünden yıldızlara bakılır gece saatinde akrep yelkovan oniki menzilde durmadan döner gece saatinde hızlanır zaman kahve sohbetiyle bir başka geçer gece saatinde sonsuzluk bir düş saman alevinde hilal parıldar gecede bir damla lacivert öpüş bir yağmur çiseler... bir yıldız kayar gece saatinde yüzün seçilir aydınlanır gözler parıldar her yer sabah güneşinden de vazgeçilir sadece yüzünü görmek de yeter...Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
|
Şair İbrahim Yüksel
|
|
Çarşamba, 27 Eylül 2006 |
|
kararmış sakalı sızan şaraptan gözkapaklarında bir akşam hüznü uzamış saçlarında duruyor zaman buğulamış şişesi yorgun yüzünü ölekalmış bir ağaç gölgesinde belki ayık belki sarhoş kimbilir belki deli belki aşık öyle mi yattığı banklardan izi silinir anlar onu bir şairin söylemi en azından insan son nefesinde Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 27 Eylül 2006 )
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuç Sayfası: 1 - 9 . Toplam: 13 |